Eroin Bağımlılığı Tedavisi

EROİN BAĞIMLILIĞINDA ENGELLEYİCİ TEDAVİLER

Naltrekson Tablet

Naltrekson, opioid maddelerin (eroin, kodein, oksikodon, metadon vs.) beyinde etki yapmak için bağlandıkları yerleri bloke ederek etki yapar. Bir tablet 50 mg naltrekson içerir ve opiod maddelerin etkilerini aşırı dozlarda alınmadıkça 24-36 saate kadar engeller. Buprenorfin (suboxone) ve metadon gibi yerine koyma tedavilerin aksine bağımlılık yapmaz ve kesildiğinde yoksunluk belirtilerine yol açmaz.

Naltrekson tablet genellikle iyi tolere edilir. Bununla beraber genellikle tedavinin ilk haftalarında ortaya çıkan uyku bozukluğu, huzursuzluk, sinirlilik, deri döküntüleri, bulantı, kusma, iştah kaybı, halsizlik, baş ağrısı, karaciğer enzim anormallikleri gibi yan etkiler görülebilir. Ayrıca aşırı doz riski bulunmaktadır. Naltrekson alan hastalar maddenin etkilerini yaşamak için daha yüksek dozda madde almaları durumunda veya naltrekson tedavisini sonlandırdıklarında her zaman aldıkları dozda madde almaları durumunda bile aşırı doz etkisiyle ölüme varan ciddi sonuçlar gelişebilir.

Etkili bir ilaç olan naltrekson düzenli alındığında bağımlılığın nüksetmesini önler. Ne yazık ki yüksek motivasyonu ve sıkı yakın denetimi olan hastalar veya tedaviyi düzenli almadığında iş kaybı ve hapsedilmeyle karşılaşacak hastalar dışında tedaviyi düzenli alma oranları düşüktür. İlacın düzenli alımında uyumsuzluk, ilacı bırakma ve dolayısıyla tekrar madde kullanmaya başlama (tedavinin başlandığı ilk 6 ay içinde % 80’in üzerindeki oranlarda) sık görülür. Bu nedenle sadece ağızdan alınan tablet şeklindeki formuna alternatif olarak uzun etkili tedavi formları üretilmiştir.

 

Naltrekson İmplant

Naltrekson implant, naltreksonun bir yada iki dikiş gerektiren küçük bir kesi ile cilt altına yerleştirilen ve yavaşça kana karışarak eriyen, etkisi 10-12 hafta kadar süren uzun etkili pellet (kullanıcılar arasındaki adıyla ‘çip’)  formudur. Böylece her gün düzenli olarak alınması gereken tablet formuyla tedavide yaygın olan uyum sorununu ortadan kaldırır. Etkisini eroin ve diğer opioid maddelerin etkilerini beyinde engelleyerek gösterir.

Klinik çalışmalarda naltrekson implant uygulanan hastaların, tedavi almayan hastalara göre tedavi süresince temiz kalma oranlarını arttırdığı (% 50-80), tedaviyi sürdürme oranlarının daha fazla olduğu (%50-80), daha uzun süre temiz kaldığı ve daha az madde kullandığı (%60-80) ve naltrekson implantın ağızdan alınan naltreksona göre daha etkili olduğu gösterilmiştir.  Madde isteğini azaltma üzerindeki etkisi çelişkili sonuçlara sahiptir. Bazı çalışmalarda madde isteğini azalttığı, bazılarında ise etkisi olmadığı bildirilmiştir.

Naltrekson implantın klinikte kullanımı şimdiye kadar sadece Rusya tarafından onaylanmıştır. Bununla beraber dünya genelinde birçok ülkede uygulanmaktadır.

Naltrekson implant genellikle iyi tolere edilmektedir. Sık görülen yan etkiler, baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, uyku bozuklukları, huzursuzluk, sinirlilik, karaciğer enzimlerinde anormallikler, bölgesel doku reaksiyonu (kızarıklık, kaşıntı, şişlik ve nekroz), yara enfeksiyonu ve yaranın açılmasıdır. İmplantın uygulandığı yerdeki bölgesel doku reaksiyonu genellikle geçicidir ancak bazı vakalarda implantın cerrahi olarak çıkarılmasını gerektirecek düzeyde şiddetli olabilmektedir.

Bu yan etkilere ilave olarak, önemli bir konu naltrekson implantın aşırı doz riskini arttırabileceğidir. Naltrekson implant uygulanan hastalar maddenin etkilerini yaşamak için daha yüksek dozda madde almaları durumunda veya naltrekson implant tedavisini sonlandırdıktan sonra her zaman aldıkları dozda madde almaları durumunda dahi aşırı doz etkisiyle ölüme varan ciddi sonuçlar gelişebilir. Bazı çalışmalarda implant uygulanan vakalarda aşırı doz etkisiyle ölüm bildirilmiştir. Ancak naltrekson implant ile aşırı doz ve ölüm riskinin azaldığını, buprenorfin ve metadon gibi tedavilerle benzer düzeyde olduğunu veya bu riski arttırmadığını bildiren çalışmalarda bulunmaktadır. Bu konunun açıklığa kavuşması için yan etkiler üzerinde yürütülen daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Bu tedavinin kısıtlılıkları cerrahi işlem gerektirmesi, yara izlerinim oluşması, bölgesel doku reaksiyonu, yara enfeksiyonu ve hasta tarafından implantın çıkarılabileceğidir.